
Adem ile Havva, cennette sonsuz ve sorunsuz bir yaşam sürüyorlardı. Tek bir koşul karşılığında, o meyveyi tatmamak kaydıyla.
Farkındalı, algılama, düşünme, idrak ve hikmet gibi entellektüel becerileri yoktu. O meyveyi yediğinde bu donanımları kullanıma açıldı. Artık tercih edebiliyordu.
Tanrı onları cennetten kovdu. Artık aç ve açıkta kalmamak için çalışmalı ve mücadele etmeliydi. Bu durum insana şahsiyet kazandırmıştı.
Önce avcı ve toplayıcı olarak varlığını sürdürdü, ardından tarımın keşfiyle üretim ilişkileri ve sosyal ayrışma şekillenmiştir.
İnsanlık toplayıcılık zamanlarından bu yana heybesine birçok bilgi ve deneyim atmıştır. Evvellerin birikimlerini irdeleyip heybeye attıklarını araştıralım.
İnsanlığın heybesinde taşıdığı travmalar nelerdir?
1. Kabul Görmeme Travması ( Tanrı insanı yarattı ve üstün kıldı, ancak şeytan bunu kabul etmedi.)
2. Kovulma Travması ( Cenetten kovuldu, alt tarafı bir meyve yemişti oysaki.)
3. Rekabet Travası (Kardeşiyle rekabete girip kaybetme )
4. Tepkilerini Kontrol Edememe ( Kabil’in Habil’e gösterdiği kontrolsuz tepki)
