İnsan Sonu Arzular

İnsan doğduğu an ölümüne doğru geri sayım başlar. İnsan da bunu bir süre sonra fark eder ve içselleştirir.  İnsan, bildiğimiz kadarıyla öleceğini bilen tek varlıktır.

 

Hem ölümden korkar, hem de ölümü arzular.

 

Binlerce yıldır savaş meydanlarında, doğada veya laboratuvarda merakını giderirken, her türlü kriminal ve öngörülebilir tehlikeli durumda ölüme doğru yürümüştür.

 

Ayrıca beslenme şartları ve alışkanlıkları nedeniyle de ölüme yürümektedir. Aşırı beslenme, karbonhidrat ağırlıklı beslenme, sigara içmek gibi davranışlarla da ölüme yaklaşmaktadır.

 

İnsan meraklı bir varlıktır. Ölümü merak eder, deneyimlemek ister ve mümkünse ölümün ötesine geçmek ister. Bir insan, adının en son anıldığı ana kadar varlığını sürdürür.

 

Örneğin Hazreti Adem, Hazreti Nuh, Hazreti Yakup, Hazreti Yusuf, Hazreti Musa, Hazreti Davut, Hazreti İsa ve Hazreti Muhammet Mustafa hala varlıklarını sürdürürler. (ve tüm uhrevi kimlikler)

 

Washington, Lincoln, Cezar, Hitler, Mussolini, Churchill, Stalin vb;

Metehan, Atilla, Alpaslan, Fatih, Süleyman, Atatürk, vb;

Mozart, Beethoven, Piri Reis, Mimar Sinan, Barbaros Hayrettin, Nasreddin Hoca, Mevlana, Einstein, vb;

ve binlercesi kitaplarda, kahramanlık öykülerinde, kıssalarda yaptıklarıyla ve söyledikleriyle varlıklarını sürdürmektedirler. Yaptıkları iyi veya kötü olabilir. Bize düşen bu noktada aldığımız dersler ve değiştirdiğimiz davranışlardır.

 

İnsan ölümü neden arzular?

 

Yukarıda belirtiğim gibi insan doğduğu an geri sayım başlar. İnsan içsel olarak bu sürecin bitmesini arzular. Sınav bitsin daha çok hata yapmasın ister, sınav sonuçları açıklansın ister, soruların açıklanmalarını görmek ister, hakikate ulaşmak ister.

 

İnsan, ulaşmak istediği Hakikate varmak için ölümü ister.

Yorumunu Paylaş

Dr. Aşkın Demirci
Âvâzeyi bu âleme Davud gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş