1961 yılında Paris’de Nazım Hikmet, gecenin bir yarısı eline kalemini almış o sırada
uyuyan eşi Vera’ya ithafen yazmakta olduğu “Saman Sarısı” adlı şiirinin
içinde Abidin Dino’ya çağrılarda bulunmaktaydı. “Sen mutluluğun resmini
yapabilir misin Abidin?”
Mutluluk İksirleri
Mutluluk, Türk Dil Kurumu tanımlamasıyla bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan
kıvanç durumu, mut, ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık, saadetliliktir.
İnsanlık tarihi içinde bir çok düşünür, filozof, din adamı, yazar ve peygamber,
insanlığa mutluluğa erişecekleri düşünsel ve davranışsal iksirler
önermişlerdir. Bunlardan bir kısmını aktarmak istiyorum.
Mutluluk sınıflandırmaları, maddesel-manevi, ölüm öncesi ve ölüm sonrası, bireysel arayışla veya yol
gösterici (mürşit) eşliğinde, çevreye bağlı – küşüye bağlı olarak
tanımlanabilir. Mutluluğa giden yollar, kültürlere, inançlara, düşünce
akımlarına ve bakış açılarına göre farklı farklı tanımlanmıştır.
Felsefeye ilgi duyanlarla çıkılan fikir yolculuğunda, yaşamlarını ve düşüncelerini
dinlediğimiz filozofların çoğu mutluluk üzerine de fikir üretmişlerdi.
Mutluluk İksirlerini ayrıntılı olarak sınıflandırabiliriz.
1. Felsefik İksirler
2. Dini iksirler
3. Sosyal İksirler
4. Ezoterik İksirler
5. Beşinci yol
Mutluluk, her insana ayrı özel bir durumdur ve beklentiler bu durumu sürekli riske sokar.




Ben dinin insanları daha mutsuz ettiğini düşünüyorum. Hep bir korku ve bir endişe. Tabi birçok insan sığınacak bir yer ayırıyor. Bunun için dine sığınmalarını da normal karşılıyorum.